﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>. &#187; şike</title>
	<atom:link href="http://trabzonsport.com/wp/tag/sike/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://trabzonsport.com/wp</link>
	<description>.</description>
	<lastBuildDate>Mon, 01 Jul 2024 05:23:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.5</generator>
		<item>
		<title>Oyun Bitti !</title>
		<link>http://trabzonsport.com/wp/oyun-bitti</link>
		<comments>http://trabzonsport.com/wp/oyun-bitti#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 May 2012 16:22:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ahmet Zehiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[fenerbahce]]></category>
		<category><![CDATA[match-fixing]]></category>
		<category><![CDATA[şike]]></category>
		<category><![CDATA[turkey]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://trabzonsport.com/wp/?p=791</guid>
		<description><![CDATA[Şike skandalı sürecinin bize öğrettiği birçok şey var ve bu tuhaf aydınlanmayı ne gariptir ki futbolun kendisine borçluyuz. Entellektüel çevrelerde çoğu kez küçümsenen, dışlanan, ciddiye alınmayan futbolun, kendi içinde biriktirdiği tüm pisliği bir anda kusarken, o küçümseyici çevrelerin 150 senedir çözümleyemediği dermansız hastalıklarımızı ve bu hastalıkların sorumlusu arızalı genom haritamızı suratımıza çarpacağını, kim bilebilirdi ki? <a href="http://trabzonsport.com/wp/oyun-bitti"><b>...Devamını oku</b></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="font-style: normal;"><a href="http://trabzonsport.com/wp/wp-content/uploads/2012/05/aziz-yildirim.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-803" title="aziz-yildirim" src="http://trabzonsport.com/wp/wp-content/uploads/2012/05/aziz-yildirim.jpg" alt="" width="1024" height="432" /></a></span></h2>
<address></address>
<p>Şike skandalı sürecinin bize öğrettiği birçok şey var ve bu tuhaf aydınlanmayı ne gariptir ki futbolun kendisine borçluyuz. Entellektüel çevrelerde çoğu kez küçümsenen, dışlanan, ciddiye alınmayan futbolun, kendi içinde biriktirdiği tüm pisliği bir anda kusarken, o küçümseyici çevrelerin 150 senedir çözümleyemediği dermansız hastalıklarımızı ve bu hastalıkların sorumlusu arızalı genom haritamızı suratımıza çarpacağını, kim bilebilirdi ki?</p>
<p>Kapıkule&#8217;nin ötesine geçildiği anda direkt mizah materyali değeri taşıyan eylemler ve kararlar, burada nasıl oluyor da, vicdan genleri iğdiş edilmiş gibi görünen insan sürüleri için gayet olağan görünüyor. Bu çarpıklığa, akıl tutulması mı yoksa vicdan tutulması mı demeli? 12 Eylül darbesiyle tüm toplumsal, sınıfsal dinamiklerinin şaftı kaydırılan bir toplum için dahi, gelinen noktayı açıklayabilmek kolay değildir.</p>
<address><span style="font-style: normal;">Türkiye&#8217;de &#8220;SOL&#8221; kavramının; bir akıl, vicdan ve emek mücadelesi olarak değil de; ipini koparanın -şahsi ya da grup menfaati gereği- içine doluştuğu bir mülteci kampı işlevi ile kullanıldığı, hatta daha da ileri gidilerek, bu &#8220;kullanışlı&#8221; sosyal mecranın, o geçici mülteciler tarafından sahiplenildiği gibi ucube bir toplumsal gerçeğimiz var. Bu yüz yıllık hastalıklı gerçeğimiz futbol sayesinde daha duru ve net bir şekilde açığa çıkmıştır, birileri kabul etsin ya da etmesin.</p>
<p>Aynı hastalıklı SOL&#8217;un ürettiği [Üç Büyükler Solculuğu] denen daha da uçuk bir komedi var ki, sadece Türkiye&#8217;ye mahsus ve evlere şenlik. Nato müteaahiti bir silah tüccarının, bir adi suç şebekesi elebaşının, bir şike organizatörünün &#8220;CHE&#8221; muamelesi gördüğü, dev posterlerinin 1 Mayıs meydanına taşındığı ucube bir anlayıştan bahsediyoruz.  Yani, Osmanlı saray elitinden miras alınan, biri beli tabancalıların, biri omzu tüfeklilerin ve  diğeri de eli çantalıların olmak üzere devletin 3 ayrı bürokrasi kolunu temsil eden 3 gayrıresmi devlet takımı ve onların 1 mayıs müdavimi &#8220;solcuK&#8221; taraftarları! (Bu garabet mevzuyu [Üç Büyükler Solculuğu] olarak tez vakitte yazılacak ayrı bir yazının başlığı olarak not düşmüş olup, geçelim. Hatırlatın bir ara…)</p>
<p>Trabzonspor taraftarları olarak bizler; envai çeşit çirkefliğin sağanak olup yağdığı bu gariplikler memleketinde, hangi bir tarafa tutunsak da avunsak, teselli bulabilsek?</p>
<p>Fenerbahçe bayrağı yaktıkları için, fanatik FB&#8217;li bir polis amiri tarafından alınıp içeri tıkılan ve 4 aylık cezalarını çekmek üzere şu anda hapishanede olan Trabzonspor taraftarları var bu memlekette. O memleket ki, bir başka şehrinde yakılan polis araçlarını, yakılan FB bayrağından daha önemsiz gören adli makamlara sahip. En üst düzeyde ahlakı temsil etmek için bir araya getirilen, sonra da talimat gereği ahlaksızlığın dibine vuran bir &#8220;Ahlak Kurulu&#8221; sahibi bu memleket. Ve o memleket ki, her biri müşteri kaybetme,  aforoz edilme korkusuyla tırsan, dilini yutan iyi gün Trabzonsporlusu sözde sanatçılara, sözde aydınlara sahip. Seneler evvel köpekleşmenin tarihini yazıp, bugün de soysuzlaşmanın, sefilleşmenin tarihini yazmakta olan ciğeri beş para etmez sözde Trabzonsporlu yazıcı soytarılara sahip bir memleket.</p>
<p>Bu ahval ve şerait altında…</p>
<p>Yılgınlığa düşüp pes etmek mi? Terk-i diyar eylemek mi? Kabullenip alışmaya çalışmak mı? Sineye çekmek mi? Yoksa bu üç bilinmeyenli kurulu bir düzeneğin içinde, &#8220;böyle gelmiş böyle gider&#8221; diyerek figüranlığa devam etmek mi? Trabzonsporlular olarak ne yapmalıyız? Gelinen noktaki tavrımız duruşumuz ne olmalı?</p>
<p>Cevap, bizi Trabzonsporlu yapan değerlerde gizlidir.</p>
<p>Biz değil miydik bu asil renklerin inatçı şövalye ruhuna vurulan?</p>
<p>O halde; yılmayacağız, alışmayacağız, pes etmeyeceğiz, kabul etmeyeceğiz, uzlaşmayacağız ve asla yenilmeyeceğiz!</p>
<p>Her Trabzonsporlu için görev; direnmek, dayatılmaya çalışılan oldu bittiyi reddetmek ve kurulu düzeneğin mevcut eşitsiz koşullarda devamını kabul etmemektir.</p>
<p>Başarabilirsek, adil ve temiz bir oyun adına gerçek onurlu direniş bu olacaktır, şike yüzsüzlüğünü ya da şike inkarcılığını bize &#8220;onurlu direniş&#8221; diye yutturmaya kalkan zevzeklere inat.</p>
<p>Trabzonsporlular diğer temiz futbol taraftarlarını da yanlarına alarak ilk etapta geniş tabanlı ve etkili bir boykot hareketini örgütlemelidirler. Bu boykot siyaset, ticaret ve medya eksenlerinde üç ayrı koldan şike destekçilerini ve göz yumucularını hedef almalı ve mevcut TFF yapılanmasının lağvedilmesini de amaçlamalıdır. Gerekirse bu yolda ayak bağı olmaya meyilli işbirlikçi kulüp yönetimleri ya da yöneticileri de devre dışı bırakılmalıdır.</p>
<p>Etkili bir boykot kampanyası nasıl örgütlenir? Boykotu can acıtıcı kılmak için hedef daraltma nasıl yapılır? Sürdürülebilir bir boykot için interaktif medya nasıl kullananılmalı? Tüm bu detayları [Şikeye Karşı Topyekün Boykot] başlıklı bir sonraki yazımda detaylandıracağım.</p>
<p>Son olarak tekrar vurgulamakta ve hatırlatmakta fayda var.</p>
<p>Trabzonsporlular olarak şu anki tek gündemimiz; FIFA teamüllerine göre kapısına kilit vurulmuş olması gereken Fenerbahçe kulübünün aklanmaya çalışılmasıdır. Bizi bu oldu bittiye alıştırmaya çalışan şer güçleri en çok mutlu edecek şey, bizim yılgınlığa kapılıp soğumamız ve her şey normalmiş gibi tekrar transfer dedikodularına dönmemizdir. Bu tuzağa asla düşmeyelim, düşenleri uyaralım ve asil öfkemizi canlı tutalım. Zira er ya da geç onları bu asil öfkemizle boğacağız.</p>
<p></span></address>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://trabzonsport.com/wp/oyun-bitti/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şike Çetesinin Planı</title>
		<link>http://trabzonsport.com/wp/sike-cetesinin-plani</link>
		<comments>http://trabzonsport.com/wp/sike-cetesinin-plani#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Dec 2011 15:37:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ahmet Zehiroğlu</dc:creator>
				<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[şike]]></category>
		<category><![CDATA[trabzonspor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://trabzonsport.com/wp/?p=162</guid>
		<description><![CDATA[Ahmet ZEHİROĞLU Şike çetesi harıl harıl çalışıyor&#8230; Üzerine oynadıkları bir kaç aşamalı kurtuluş planları çok basit ve net. Fakat planlarını başarılı kılacak hamleleri ise bir satranç tahtasındaki kadar karmaşık ve bulanık.. Son 30 senedir, Trabzonspor&#8217;un her sene karşısında şampiyonluk ümidiyle mücadele verdiği yedi kollu bir ejderha var karşımızda. Bir takım &#8220;sihirli cümlelerle&#8221; sistemi harekete geçirebilen, <a href="http://trabzonsport.com/wp/sike-cetesinin-plani"><b>...Devamını oku</b></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><strong><span style="text-decoration: underline;"><a href="http://trabzonsport.com/wp/wp-content/uploads/2011/12/sike-belgeleri-tff-de-1495795.jpeg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-163" title="sike-belgeleri-tff-de-1495795" src="http://trabzonsport.com/wp/wp-content/uploads/2011/12/sike-belgeleri-tff-de-1495795-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>Ah</span></strong><span style="text-decoration: underline;">met ZEHİROĞLU</span></strong></p>
<p>Şike çetesi harıl harıl çalışıyor&#8230;</p>
<p>Üzerine oynadıkları bir kaç aşamalı kurtuluş planları çok basit ve net. Fakat planlarını başarılı kılacak hamleleri ise bir satranç tahtasındaki kadar karmaşık ve bulanık..</p>
<p>Son 30 senedir, Trabzonspor&#8217;un her sene karşısında şampiyonluk ümidiyle mücadele verdiği yedi kollu bir ejderha var karşımızda.<br />
Bir takım &#8220;sihirli cümlelerle&#8221; sistemi harekete geçirebilen, meclisi dahi güdüm altına alabilen korkunç ve karmaşık bir menfaatler ağından bahsediyoruz.</p>
<p>Aziz Yıldırım&#8217;ın &#8220;konuşursam herkes yanar!&#8221; sihirli cümlesi, acil kurtarma mekanizmalarını harekete geçiren ilk önemli hamleydi kuşkusuz. Bu sihirli cümle ve devamında gelen 2. büyük hamle, yani Göksel Gümüşdağ&#8217;ın iddianameye dahil ettirilmesi, iktidar eliyle, devletin bir bütün olarak yasama, yürütme ve iddia makamlarıyla birlikte harekete geçmesine ve kapana kısılanların kurtarılması için seferber olmasına yetmiş görünüyor.</p>
<p>Ve çoğu kişinin sandığının aksine, bu süreçte kurumlar arasında ya da kurumlar içinde bir çatlak ya da ayrılık yok. Sadece &#8220;iyi devlet/kötü devlet&#8221; &#8220;iyi vekil/kötü vekil&#8221; tiyatrosu oynanıyor ve top çevriliyor orta sahada..</p>
<p>Yürürlükteki plan oldukça basit: İddianame açıklanmadan evvel, yasayı değiştirmek.</p>
<p>Bu yasa değişikliğinin önceliği de, her ne pahasına olursa olsun iddianamenin açıklanmasını engellemek. Zira yasa yayınlandığı anda iddianame yok hükmünde kalacak ve kamuoyuna açıklanmadan geri gönderilebilecek. Böylece pandoranın kutusu hiç açılmadan geri gitmiş olacak. Iddianamenin açıklamasını bekleyen temiz futbol tutkunları ve UEFA da avucunu yalamış olacak. Dolayısıyla sezon boyunca çevrilen bütün dolaplar, Fenerbahçe için en büyük tehlike olan UEFA&#8217;dan gizlenmiş ve hasır altı edilmiş olacak.. Her şey sıfırdan başlayacak, dava özel yetkili savcının elinden alınıp asliye mahkemesine yollanacak, bu arada Aziz Yıldırım da ayarlanmış yeni yasa maddeleri sayesinde dışarı çıkmış olacak; iddianame, Fenerbahce&#8217;yi ve Aziz Yıldırım&#8217;ı aklayacak şekilde yeniden yaz-dır-ılacak.  Üstelik, böylesine bir kapandan sıyrılıp dışarı çıkabilen bir Aziz Yıldırım&#8217;in şike yapması ve makam ayartması için artık para harcamasına da gerek olmayacak. Güce tapınmanın revaçta olduğu bu memlekette, böylesine organize ve aleni bir suçtan, meclisin şahsına özel çıkarttığı yasayla kurtulabilen bir adam, artık peygamber ve tanrı seviyesinde korku ve itaat odağı olacaktır, her makam ve her mevki için. Artık önünde açılamayacak hiç bir kapı kalmayacaktır bu saatten sonra. Hakem odası falan basma gibi küçük işlerle de uğraşmayacaktır artık. Tribündeki varlığı bile hakemlerin düdük çalmadan evvel 2 kere düşünmesi için yeterli olacaktır.<a href="https://www.china-inflatable.co.uk/Cheap-1046-Halloween-Inflatable/">halloween inflatable</a></p>
<p>İşin kötüsü Şamil Tayyar gibi birkaç samimi ama etkisiz unsur dışında bu plana engel olabilecek bir güç de görünmüyor ortalıkta. İçine sinmeyen vekillerin bile meclise gelip red oyu vermeye cesaretleri olmayacaktır. Bir çok kişi Cumhurbaşkanlığı makamının, çoğunluğun vicdanını temsilen bu ahlaksızlığa engel olacağına inanıyor. Bu da tamamen bir yanılgıdır. Cumhurbaşkanlığı makamı şu süreçte &#8220;iyi devlet/kötü devlet&#8221; tiyatrosunun &#8220;iyi&#8221; tarafını oynuyor sadece, kamuoyundaki yükselen rahatsızlığın gazını alıyor. Yasa ikinci kez önüne geldiğinde &#8220;referandum&#8217;a götürmek&#8221; yada &#8220;geciktirerek iddinamenin çıkmasını beklemek&#8221; gibi planın işleyişine gerçek anlamda taş koyabilecek seçeneklerini kullanmayacağını göreceğiz hep birlikte. Çünkü Abdullah Gül de, sanıldığının aksine düzeneğin dışında değil, bizzat merkezinde.</p>
<p>İktidar partisi içinde de sanıldığının aksine, -Şamil Tayyar&#8217;ın bireysel donkişotluğu dışında- toplu bir çatlak ya da bölünmüşlük olmayacak. Sadece danışıklı dövüş ile &#8220;iyi vekil/kötü vekil&#8221; tiyatrosu oynayacaklar kendi aralarında.</p>
<p>Çünkü, sözde mevcut 90 yıllık &#8220;distribütörler&#8221; iktidarını alt etmek için iktidarı eline alan bu &#8220;bayiler&#8221;, hala eski distribütörlerine bağımlılar.. Çünkü, AKP&#8217;nin tüccar milletvekillerinin büyük bir kısmı hala &#8220;bayi&#8221;. Onlar eski distribütörler iktidarına bayrak açarak iktidara gelmiş olsalar da hala &#8220;bayi&#8221; konumundalar ve bayi kafasındalar&#8230;  Sadece mecazi olarak değil, gerçek anlamda da, kendi taşralarında ya ARÇELİK&#8217;in ya TOFAŞ&#8217;ın ya FORD&#8217;un ya da VW&#8217;in bayisi olarak varlar. Yani büyük distribütör burjuvazinin KOÇ&#8217;un, DOĞUŞ&#8217;un ve diğerlerinin 3 büyük kulübü onlar için hala birer Kaf dağı..</p>
<p>Tüm bu süreçte Trabzon cephesinin sindirilmişliği ise içler acısı&#8230; &#8220;Ulusal medya&#8221; etiketi taşıyan İstanbul Yerel Medyasına karşı, gerçek bir Trabzon Yerel Medyasının var olmayışı en ciddi zayıflığımız memleket olarak. Keşke, Istanbul medyasında &#8220;132 YIL&#8221; üzerinden yürütülen dezenformasyon kampanyasına karşı, sadece Ali Şen ve Aziz Yıldırım dönemlerinde intihar ederek ya da kalp kriziyle hayatını kaybedenlerin fotoğraflı bir listesini ana sayfadan yayınlayabilecek bir gazetecilik zekası ve cesareti olabilseydi Trabzon&#8217;da.. Keşke, gündemi seyreden değil yönlendiren, gerektiğinde ters yüz edebilen medya gücüne sahip olabilseydik, keşke..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://trabzonsport.com/wp/sike-cetesinin-plani/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

<!-- Performance optimized by W3 Total Cache. Learn more: http://www.w3-edge.com/wordpress-plugins/


Served from: trabzonsport.com @ 2026-07-29 03:11:27 -->