﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>. &#187; Seçme Yazılar</title>
	<atom:link href="http://trabzonsport.com/wp/category/secme-yazilar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://trabzonsport.com/wp</link>
	<description>.</description>
	<lastBuildDate>Mon, 01 Jul 2024 05:23:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.5</generator>
		<item>
		<title>Tekin Küçükali yazdı: Lobicilik ve tarih bilinci</title>
		<link>http://trabzonsport.com/wp/lobicilik-ve-tarih-bilinci</link>
		<comments>http://trabzonsport.com/wp/lobicilik-ve-tarih-bilinci#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Apr 2012 07:07:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>TrabzonSporT</dc:creator>
				<category><![CDATA[Seçme Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://trabzonsport.com/wp/?p=660</guid>
		<description><![CDATA[Büyük kulüp olmanın şampiyon olmak dışında, başka, daha önemli kriterleri vardır. Örneğin, tarih boyunca futbola yön vermiş olmak, futbolla ilgili yenilikler konusunda öncü olabilmek, tüm ulusa mal olacak olaylara imza atabilmek önemli bir kriterdir. İkincisi, futbolla ilgili zengin hikayelere ve bouncy castle with slide efsanelere sahip olmak gerekir. Üçüncüsü ise camianın futbola aşık olması, futbolu <a href="http://trabzonsport.com/wp/lobicilik-ve-tarih-bilinci"><b>...Devamını oku</b></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://trabzonsport.com/wp/wp-content/uploads/2012/04/tekinkucukali.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-664" title="tekinkucukali" src="http://trabzonsport.com/wp/wp-content/uploads/2012/04/tekinkucukali.jpg" alt="" width="641" height="356" /></a>Büyük kulüp olmanın şampiyon olmak dışında, başka, daha önemli kriterleri vardır. Örneğin, tarih boyunca futbola yön vermiş olmak, futbolla ilgili yenilikler konusunda öncü olabilmek, tüm ulusa mal olacak olaylara imza atabilmek önemli bir kriterdir.</p>
<p>İkincisi, futbolla ilgili zengin hikayelere ve <a href='https://www.365inflatable.ca/a052-bouncy-castle-with-slide-for-sale.html'>bouncy castle with slide</a> efsanelere sahip olmak gerekir. Üçüncüsü ise camianın futbola aşık olması, futbolu hayatının bir parçası yapması gerekir.</p>
<p><a rel="attachment wp-att-32548" href="http://trabzonsport.com/wp/?attachment_id=32548"><img class="alignleft" title="tekinn" src="http://www.takaonline.com/wp-content/uploads/2012/03/tekinn1.jpg" alt="tekinn1 LOBİCİLİK VE TARİH BİLİNCİ" width="312" height="156" /></a></p>
<p>Gelin şu resme, şu gol anına bir bakın. Yıl 1933. Yer, bugünkü Avni Aker Stadyumu ve orman lojmanlarının bulunduğu bölge. Trabzonspor’un temellerini atan en köklü kulüplerden biri olan İdmanocağı’nın oynadığı bir maçta attığı tek gol anı resmedilmiş. Bu resim bir gazete küpüründen alınmış. Resmin altında şu not var: “İdman ocağının biricik kolu” (gol)</p>
<p>Genç nesil, Trabzonspor’un tarihini pek bilmiyor olabilir bu da doğaldır. Tabi ki istisnalar hariç. Trabzonspor 1967’de ortaya çıktı sananlar var. Bilmeliyiz ki Trabzon’da futbol hep vardı. Geçenlerde eski yazıyla futbol kurallarını anlatan bir kitap gördüm. O zamanın Trabzon medyası yayınlamış. İstanbul futbol medyası, yıllarca bu kitabı okuyarak pozisyonları yorumlamış. Trabzonspor’un futbol geçmişi İstanbul takımlarıyla yaşıt. Hatta onlara yol gösteren ufuk açan girişimler de Trabzon medyasına ait.</p>
<p>İnanamayacaksınız ama Türk futbolunda ilk fikstür fikrini ve uygulamasını icat eden Trabzon futbol basınıdır. O günlerde, Trabzon futbol medyasının bu buluşunu İstanbul basını şöyle değerlendiriyor: “Trabzon futbol camiasının bu uygulaması harika. Trabzon fikstür uygulamasıyla futbolu disipline etti” Demek ki Trabzon’da futbol tarihsel derinlikleri olan bir sevda. Bu şehirde futbol, oyuncusuyla, seyircisiyle ve medyasıyla bir bütün olarak var olmuş. Bu şehirde futbol maçlarına ait dilden dile dolaşan hikâyeler var.</p>
<p>Bir gün İdmanocağı Takımı İstanbulspor ile önemli bir maça çıkacakmış. Teknik direktör tüm futbolculara şöyle demiş: “Her biriniz yarın bu takıma kaç gol atacağımızı düşünüyorsa o kadar kilo fındığı alsın ve kendi sırt numarası ile aynı olan rakip takım oyuncusuna hediye getirsin. Yarın maç öncesi soyunma odasında buluştuklarında, istisnasız her futbolcunun tam üç kg fındıkla geldiği görülmüş. Anlaşılmış ki, her bir futbolcu İstanbulspor’a üç atmaya inanmış, odaklanmış.</p>
<p>Şu ortak inanç ve ortak ruha bakın. İşin bir başka boyutu daha var. Trabzon’a maç yapmak üzere gelen takımlara yöresel tatlarımızdan ikramlarda bulunuyormuşuz. Fair play tarihine girecek bir davranış biçimidir bu. Futbol tarihinde görülmüş davranış biçimi değildir.</p>
<p>Geçmişimizde spor yani Trabzonspor neden hep iddialıdır? Biz neden güçlü bir lobi sistemini kurmanın peşine düşüyoruz? Çünkü bu resimlere ve bu yaşanmış hikâyelere layık olmak zorundayız.</p>
<p><a rel="attachment wp-att-32549" href="http://trabzonsport.com/wp/?attachment_id=32549"><img class="alignleft" title="tekin2" src="http://www.takaonline.com/wp-content/uploads/2012/03/tekin21.jpg" alt="tekin21 LOBİCİLİK VE TARİH BİLİNCİ" width="348" height="174" /></a></p>
<p>Yine Avni Aker çayırındayız. Sahayı çevreleyen çizgilerin dışında kalan tüm alan seyirciyle kaplı. Ortalık bayram yeri gibi. Tüm seyirciler en güzel elbiselerini giymerek birbiri ile yarışırcasına sanki düğüne gider gibiler O tarihte seyircilerin içinde bayan seyirci de var. Allah razı olsun birilerinin aklına geldi de yeni yeni hanımlara yer vermeye başladılar. Fotoğrafın arka planına baktığımızda, sahaya duvardan atlayıp beleş girmeye çalışanlar bile görülüyor. Şu keyfe bakın. Seyircilerden biri bir taraftan maç seyrediyor, bir taraftan ayakkabılarını boyatıyor. Dünyada örneğini gösterebileceğimiz bir başka ülke var mı çok net ve de iddialı söylüyorum YOK. Bugün Trabzonspor tribünlerinde yaşanan tüm keyif ve heyecan o zamanlarda da eksiksiz yaşanıyormuş. Düşünsenize, Trabzon’un o günkü nüfusu 22.000 kişi, seyirci sayısı 7.500 kişi. Demek ki çevre illerden bile maç için şehre gelenlerin olduğu kuvvetle muhtemel. Trabzon o dönemde de futbolun “bölgesel gücü” konumunda. İşte Trabzonspor camiasının futbol aşkının temelleri ta o günlerden geliyor.</p>
<p>Bu fotoğraflardan anlıyoruz ki, Trabzon’da futbolun tarihi çok eski ve spor medyası o günlerden bu yana hep iş başında. İşte bu futbol geçmişimiz ve sevdamız lobicilik inancımızın temelini oluşturuyor.</p>
<p>Bu vesileyle, o günlerde Avni Aker çayırını hınca hıç dolduran futbolseverleri ve bu eşsiz hatıraları bize ulaştıran kadim Trabzon basısını minnetle ve saygıyla yad ediyorum.</p>
<p>Bir sonraki yazımda, sizinle Trabzon’daki spor sevgisini yine resimler eşliğinde paylaşacağım.</p>
<p>Tekin Küçükali : Taka Gazetesi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://trabzonsport.com/wp/lobicilik-ve-tarih-bilinci/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ŞİKE NEDİR,NE DEĞİLDİR?</title>
		<link>http://trabzonsport.com/wp/sike-nedirne-degildir</link>
		<comments>http://trabzonsport.com/wp/sike-nedirne-degildir#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Apr 2012 14:52:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>TrabzonSporT</dc:creator>
				<category><![CDATA[Seçme Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://trabzonsport.com/wp/?p=644</guid>
		<description><![CDATA[1- Bir yöneticinin yaptığı nedeniyle tüm camiayı cezalandırmazsanız, rakip camiayı yöneticileri bir şey yapmadığı için cezalandırmış olursunuz. İşte bu yüzden söz konusu olan yöneticilerse kişilerin yaptığı camiaları bağlar&#8230; Eğer camiaları bağlamazsa&#8230; Kişiler şike yapar ve sadece onlar ceza alacak olursa, şike yapmak da bir fedakarlığa dönüşür. “X takım için şu kadar yattım ama şampiyon da <a href="http://trabzonsport.com/wp/sike-nedirne-degildir"><b>...Devamını oku</b></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://trabzonsport.com/wp/wp-content/uploads/2012/04/images-91.jpg"><img class="size-full wp-image-650 alignleft" title="images (9)" src="http://trabzonsport.com/wp/wp-content/uploads/2012/04/images-91.jpg" alt="" width="238" height="212" /></a><strong>1-</strong> Bir yöneticinin yaptığı nedeniyle tüm camiayı cezalandırmazsanız, rakip camiayı yöneticileri bir şey yapmadığı için cezalandırmış olursunuz.<br />
İşte bu yüzden söz konusu olan yöneticilerse kişilerin yaptığı camiaları bağlar&#8230;<br />
Eğer camiaları bağlamazsa&#8230; Kişiler şike yapar ve sadece onlar ceza alacak olursa, şike yapmak da bir fedakarlığa dönüşür.<br />
“X takım için şu kadar yattım ama şampiyon da <a href='https://www.365inflatable.ca/a055-inflatable-obstacle-course-for-sale.html'>inflatable obstacle course</a> yaptım” böbürlenmeleri futbol yöneticiliğinin olmazsa olmazına dönüşür.<br />
<strong>2-</strong>Bir CEO bir ihaleye fesat karıştırırsa o ihale iptal olur. CEO ceza alır, şirket de kare listeye alınır. Kişilerin yaptığı kişileri bağlar&#8230; Koskoca 100 yıllık filanca şirketi bağlamaz denemez. Derseniz rakipler ayaklanır.<br />
<strong>3-</strong> Şike saha dışında yapılır. Sahada uygulanır. Eğer bir itirafçı yoksa sahada şike olup olmadığını anlamak olanak dışıdır (Tabii eğer olağanüstü 10-0/20-0 gibi skorlar yoksa)<br />
Dolayısıyla şike sahaya yansımıştır ya da yansımamıştır gibi saçmalıklara futbolda yer yoktur. 1-0 bitmiş ve herhangi bir şike delili olmayan bir maçtan sonra hangi hakem ya da gözlemci raporuna “Ben bu maçtan şüphelendim” ya da “Bu maçta şike vardı” yazar söylesenize?<br />
Adama deli demezler mi? Hatta iftiracılıktan dava açılmaz mı? O hakeme bir daha maç yönettirirler mi?<br />
<strong>4-</strong> Teşvik rüşvettir. Rüşvet suçtur. Teşvik şikeden daha hafif bir suç değildir.  Şöyle ki: A takımı B takımını yenmesi için X takımına para veriyor.<br />
Maç istendiği gibi bitiyor ve bu sonuçla şampiyonluk yolunda A takımı avantaj elde ediyor. Bir hafta sonra da bu kez X takımı A takımıyla oynuyor. Ama B takımı teşvik vermiyor. Şimdi söyleyin bir hafta önce verilen teşviğin etkisi nerede başlar nerede biter? B takımının oyuncularının kafası fazlasıyla karışık olmaz mı? Bir haftada o prim bünyeden atılmış olur mu?  Yoksa ayağın alışmış mı olur?<br />
<strong>5-</strong>Teşvik ve rüşvetin teşebbüsü olmaz. Bir takıma gidip şu maçı kazanın ya da kaybedin derseniz, siz suçu işlemiş olursunuz.<br />
Bu eylemi cinayete teşebbüsle vs karşılaştırmak saçmadır. Bu rüşvetle karşılaştırılacak bir eylemdir.<br />
Eğer A takımı B takımına şike teklif etmişse, B takımının bunu reddetmesi A takımını kurtarmaz, kurtarmamalıdır. Siz bir memura rüşvet teklif ederseniz onun bunu reddetmesi sizi kurtarmaz.<br />
Şike işte bu normlarla ele alınmalıdır. Başka bir yol, başka bir yöntem yoktur.</p>
<p>Futbolun özerkliği</p>
<p>Türk futbolu 9 aydır kendi göbeğini kesemiyor. Bir numaralı sanık Aziz Yıldırım’ı dinlemeye cesaret bile edemediler.<br />
Hem de uluslararası normlarla şike ve cezasını tanımlayan memleketteki neredeyse tek yönetici olmasına rağmen.<br />
Bir önceki federasyon başkanı Fenerbahçe’yi Şampiyonlar Ligi’ne yollamayarak kararını açıkça vermiş olmasına rağmen.<br />
Hala karar veremiyorlar.<br />
9 aydır Başbakan’ın kapısında yatıyorlar. Bu işi çöz lütfen diye yalvarıyorlar.<br />
Ve sonunda başbakan açıklama yapınca da bir sevinç bir mutluluk&#8230;<br />
Halbuki TFF Başkanı’nın böyle bir durumda yapması gereken açıklama nedir?<br />
“Başbakanımızın bu konudaki hassasiyetini anlıyoruz. Hak da veriyoruz. Ancak futbolun kendi kuralları vardır.  Ve futbol kendi kararını bu kurallara göre verecektir”<br />
Bu açıklama yapıldı. Ama maalesef UEFA başkanı tarafından.<br />
Şimdi sizden ricam siyaseti rahat bırakın. Onları da yıpratmayın.<br />
Yönetecekseniz yönetin. Yoksa bırakın&#8230;</p>
<p>Avrupa’dan men yalandır</p>
<p>Türk takımlarının ve milli takımın topyekun Avrupa’dan ihraç edilmesi gibi bir durum asla yoktur. Ne UEFA’nın böyle bir uygulaması sözkonusudur ne de bir tehdidi. Ama kulüplerin men edilmesi mümkündür. Ekonomik fair-play ya da şike suçları nedeniyle UEFA Türk takımlarını Avrupa’dan men edebilir. İlkinden men çok daha mümkün yakın bir tehlikedir.<br />
Şike veya teşvik nedeniyle men ise ancak Disiplin Kurulu ve sonrasında Tahkim’in kararı sonrasında ele alınabilir. Ancak ne olursa olsun soruşturma dışında kalan takımlar için asla böyle bir tehlike yoktur.<br />
Gerisi de lafı güzaftır!</p>
<p>Hangi takımı tutuyorusunuz?</p>
<p>Bugün her birimizin vermesi gereken karar şudur: Sahaya çakı ya da şike atanların tarafında mıyız? Ya da diğer tarafta mı?<br />
Bugün takımlar işte buna göre ayrılacak.<br />
Şike suç değildir diyen tarafta mıyız, yoksa hırsızlıktır diyen tarafta mı?<br />
İşte takımlar böyle ayrılacak.<br />
Benim holiganım iyidir. E ne olacak, sizin stadınızda olmuyor mu, diyerek safları belli edemeyiz.<br />
Bugün vermemiz gereken karar budur.<br />
<strong>MEHMET DEMİRKOL</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://trabzonsport.com/wp/sike-nedirne-degildir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tekin Küçükali yazdı: Trabzonspor ve Lobicilik</title>
		<link>http://trabzonsport.com/wp/trabzonspor-ve-lobicilik</link>
		<comments>http://trabzonsport.com/wp/trabzonspor-ve-lobicilik#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Mar 2012 20:16:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>TrabzonSporT</dc:creator>
				<category><![CDATA[Seçme Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://trabzonsport.com/wp/?p=538</guid>
		<description><![CDATA[Tam sekiz yazıdır futbolda lobicilik konusunu ele alıyoruz. En son lobiciliğin can damarı olan inanç, tarih bilinci, spor sevgisi ve futbol tutkusu gibi konulara tarihten bazı yapraklar sunarak değindik. Bilincimizi güçlendiren bu tür eski resimlere ve hikayelere zaman zaman yine döneceğiz, ancak biraz da günümüze dönelim diyorum. Şu sorunun cevabını arayalım: Trabzonspor haftalardır üzerinde tartıştığımız <a href="http://trabzonsport.com/wp/trabzonspor-ve-lobicilik"><b>...Devamını oku</b></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://trabzonsport.com/wp/wp-content/uploads/2012/03/tekinkucukali.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-539" title="tekinkucukali" src="http://trabzonsport.com/wp/wp-content/uploads/2012/03/tekinkucukali.jpg" alt="" width="641" height="356" /></a><br />
<span style="font-family: Franklin Gothic Medium; font-size: small;"><br />
Tam sekiz yazıdır futbolda lobicilik konusunu ele alıyoruz.</span></p>
<p><span style="font-family: Franklin Gothic Medium; font-size: small;">En son lobiciliğin can damarı olan inanç, tarih bilinci, spor sevgisi ve futbol tutkusu gibi konulara tarihten bazı yapraklar sunarak değindik. Bilincimizi güçlendiren bu tür eski resimlere ve hikayelere zaman zaman yine döneceğiz, ancak biraz da günümüze dönelim diyorum. Şu sorunun cevabını arayalım:</p>
<p>Trabzonspor haftalardır üzerinde tartıştığımız lobicilik faaliyetlerinin neresinde?</p>
<p>Ortada güçlü bir kulüp ve iyi bir takım var. İyi bir geçmiş var. İnançlı ve inancını ısrarla kaybetmeyen bir taraftar kitlesi var. Bu camianın kendi şehri dışında en azından büyükşehirlerde ve yurt dışın da geniş bir altyapısı var. Diğer bir deyişle, un var, şeker var, tuz var ancak ortada helva yok. Bunlara biraz su döküp karıştıracak el lazım, ortada o el yok. Var olan camianın ellerini, ayaklarını, gözlerini ve aklını çalıştıracak beyin gücü olan örgüt henüz her ne hikmetse pek görülmüyor. Ya da kendini sır gibi saklıyor. Belki bir gün ortaya çıkar diye büyük bir hevesle bekliyoruz. İşin doğrusu bu boşuna bir bekleyiş midir diye de endişeleniyorum.</p>
<p>En başta sadece problemlere odaklı, bir olay ortaya çıktığında refleks sergileyen, dağınık, birbirinden bağımsız yapılar gözlemliyorum. Örneğin, Şike Soruşturması sürecinin başladığı Temmuz ayından bu yana yaşananları hatırlayın. UEFA’nın dosyaya bakarak tereddütsüz bir şekilde Trabzonspor’u haklı ve temiz bulduğu bir pozisyondan sürece başladık. Tam bu noktada yapılması gerekenler ilgililerce yapılmadı. Nasıl mı?</p>
<p>Dünya futbolunun patronlarından biri olan(UEFA), bizdeki futbolun tek otoritesi olan TFF’ye dedi ki; “Trabzonspor’un hiç bir problemi yok. Ben şampiyonlar ligi müsabakaları için TRABZONSPOR’u uygun gördüm,” Futbol Federasyonu da dönerek bize diyor ki; “TRABZONSPOR, sen ülkemizi bu noktada temsile yetkilisin. UEFA ve biz dosyalara baktık ve seni şampiyonlar ligine göndermeye karar verdik.” Bu ifadelerden, bu kararlardan ne anlaşılıyor? Lafın tamamını deliye derler. Trabzonspor’a açıkça, “artık sezonun şampiyonu sensin” denmiş oluyor. Al da helvanı artık sen yap. Bize de düşen helvayı yapmaktı. Nasıl mı yapacaktık?</p>
<p>Öncelikle Trabzon’da büyük bir merasim başlatacaktık. Yaptıracağımız bir kupa ile futbolcularımızı toplayıp üstü açık araçlarla şehirde turlar atacaktık. Çalsın kemençe, davul ve zurnalar….</p>
<p>Günler süren bir şenlik başlatarak şampiyonluğumuzu spor kamuoyuna tescil ettirmek gerekirdi. Daha sonra malzemecisinden futbolcusuna, kapıdaki güvenlik görevlisine kadar şampiyonluk için aldığınız paradan herkesin hissesine ne kadar düşecekse o kadar dağıtacaktık. İSLİM ARKADAN GELİR. Bu kadar basit bir işlem yapıldı mı? Hep birlikte haykırıyoruz “HAYIR” diye.</p>
<p>Sen bunları akıl edip yapamazsan elin oğlu daha sonra işte böyle başına çorap örer. Sonra medya üzerinden yürütülen lobicilik faaliyetleri ile yavaş yavaş almamız gereken hakları bize unutturur. Bakın ne oldu? Şikenin baş aktörü olan kulüp adeta masum ve mazlum gösterilerek ilk adım atıldı. İstanbul’daki toplantıda da anlattım. Hindistan seyahatim sırasındaki bir anımı sizinle paylaşayım. Filleri terbiye edenlere, “bu koca filleri nasıl terbiye ediyorsunuz?” diye sordum. Bana tek tek anlattılar:</p>
<p>“Önce yavru fili yakalıyoruz, ayağına koca bir zincir takıp o zincirle büyük bir ağaca bağlıyoruz. Bu durundan kurtulmak için fil önceleri çok büyük bir mücadele veriyor. Zaman geçtikçe bulunduğu ortama alışıyor ve durumu kabulleniyor. Onu çözüyoruz. Kademeli olarak <a href='https://www.365hinchable.es/a079014-venta-juguetes-de-agua-para-el-lago.html' style="color: black; text-decoration: none;">juguetes de agua para el lago</a> zinciri küçültüyoruz. Hülasa o koca gövde bizim dediklerimizi yapmaya başlıyor.”</p>
<p>Daha evvel filin kurtulmak için inancı vardı ama imkanı yoktu. Zaman içinde inancını kaybetti. Şimdi ise imkanı var ancak İNANCI YOK. Bu gün geldiğimiz nokta aynen böyledir. Hani adamın birinin tavuğunu çakal almış. Komşusu gelmiş, “geçmiş olsun, tavuk çakal tarafından mı çalındı?” demiş. Kendini haklı çıkarmak için tavuğun sahibi hemen atlamış ortaya: “ÇAKAL TAVUĞU ALDİ AMA BEN DE NELER DEDUM OĞAA”(Çakal tavuğu çaldı ama bende ona çok şeyler söyledim). Sen ne dersen de güzel kardeşim, tavuk gitti tavuk!.<br />
İnşallah bütün bu serzenişler boşuna çıkar. Biz de mahcup oluruz, bin defa da özür dileriz.</p>
<p>Devam edeceğiz. Sağlıcakla kalın…</span></p>
<p><span style="font-family: Franklin Gothic Medium; font-size: small;">Tekin KÜÇÜKALİ<br />
Taka Gazetesi</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://trabzonsport.com/wp/trabzonspor-ve-lobicilik/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

<!-- Performance optimized by W3 Total Cache. Learn more: http://www.w3-edge.com/wordpress-plugins/


Served from: trabzonsport.com @ 2026-08-01 22:49:10 -->